Üçüncü Çeyrek Büyüme Rakamları Açıklandı!

0
351

Bugün açıklanan verilere göre Türkiye Ekonomisi, üçüncü çeyrekte yüzde 11,1 büyüme sağladı. Temmuz, Ağustos ve Eylül verilerini kapsayan bu rakam ile Türkiye G-20 ülkeleri içerisinde en çok büyüyen ekonomi olmayı başardı.

Uzmanların beklentileri Türkiye Ekonomisi’nin üçüncü çeyrekte yüzde 10 büyüme sağlamasıydı. Büyüme içerisindeki en büyük katkıyı vatandaşların tüketimleri ve yeni yatırımlar verdi. Bunun yanı sıra da sanayi üretiminde yaşanan artış da büyüme de etkili oldu. Peki bu rakam ne kadar gerçeği yansıtıyor?

G-20 Ülkeleri İçerisinde En İyi Büyüme

2017 Üçüncü Çeyrek Büyüme Verileri
TUİK

Son 6 yılın en büyük büyüme rakamı ile 2017 yılı üçüncü çeyrek büyüme verileri ön plana çıkıyor. Bunun yanı sıra da 20 ülkelik G-20 ülkeleri içerisinde ise Çin, Hindistan gibi ekonomilerin önünde ve en yakın rakibi Çin’i de neredeyse ikiye katlayarak büyümüş bir ekonomiden bahsediyoruz. Fakat olayın iç yüzüne de bakmamız gerekiyor.

G-20 Ülkeleri 2017 Büyüme Verileri

2017 Yılı Büyüme Tahminleri ve Veriler

2017 yılı itibariyle Türkiye Ekonomisi, Kredi Garanti Fonu, desteklenen istihdam ve vergi teşviklerinin desteği ile beraber iç talep öncülüğünde ilk çeyrekte yüzde 5,2, ikinci çeyrekte yüzde 5,1 büyüme rakamları yakalarken üçüncü çeyrekte ise yüzde 11.1 büyüme rakamları ile beklenin üzerinde büyüme sağladı. Bunun yanı sıra ekonomistlere göre  2017 yılında Türkiye, yüzde 6,5 seviyesinde bir büyüme gerçekleştirecek.

Bilindiği üzere 2017 büyüme tahminleri ilk olarak yüzde 4.4 olarak açıklanmıştı. Bu rakam Eylül sonunda yapılan revizyon ile yüzde 5,5 olarak güncellenmişti. Şimdi ise ekonomistler büyüme rakamının yüzde 6,5 seviyesinde olacağını ön görüyor.

Üretim yöntemiyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, tahmini cari fiyatlar ile yüzde 24,2 artarak 827 milyar 230 milyon lira olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan yurt dışı kaynaklarda Türkiye’nin 2017 büyüme verilerini sürekli revize ederek artacağını iddaa etmişlerdi. Dünya Bankası, 2017 büyüme tahminini yüzde 4 olarak açıklarken, IMF ise 2017 büyüme rakamını yüzde 5,1 ve 2018 büyüme tahminini de yüzde 3,5 olarak açıklamıştı.

Diğer taraftan da bir önceki yılın aynı dönemdeki verileri ile karşılaştırma yapılması da oldukça yanlış bir durum. Çünkü 15 Temmuz gibi bir gerçek var. O dönemde yaşananlar birçok açıdan bir daha geçerliliğini koruyamayacak değerlere sahip.

Bu Rakamlar Ne Kadar Gerçekçi?

Üçüncü çeyrekte ekonomimiz yüzde 11,1 büyüme gerçekleştirdi. Fakat bu rakamlar ne kadar gerçekçi bir de buna bakmak gerek. Her hafta benzine yapılan zamlar, vergilerdeki artışlar, tüketim ürünlerine yapılan zamlar ile bir yapay büyüme ile karşı karşıya olabilir miyiz? Asıl bakmamız gereken nokta budur.

Mesela işsizlik oranı açısından bakacak olursak, evet istihdam da bir artış gözükebilir. Lakin devletin bu konuda aldığı önlemler genelde kısa vadeli çözümler olarak karşımıza çıkıyor. Yani 3 aylık 6 aylık geçici işler ile işsizliğin azaltığı öne sürülüyor. İster istemez o dönemdeki büyüme oranları da buna bağlı olarak artış gözüküyor ve karşımıza çıkıyor.

Diğer taraftan açıklanan bu büyüme oranlarının altında yatan en büyük gerçeğin yeni yatırımlar olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda da çok sağlıklı veriler olmadığını da görebiliriz. Hele ki dolar ve avroda yaşanan artışların karşısında Türk Lirasının çok büyük değer kaybettiğini bildiğimize göre bu büyüme rakamlarının balon olduğunu söylemekte sakınca yok.

Kredi Garanti Fonu’nun acil olarak devreye sokulması da dolaylı olarak büyüme oranlarının yapay bir şekilde artmasına neden oldu. Yine burada bir veri bilgilendirmesi yapmak gerek. 2016 yılında 29,5 milyar TL açık veren bütçe, 2017 yılının ilk on ayında 35 milyar TL açık verdi. 2017 yılının kalan iki ayını da hesaba katacak olursak 42 – 43 milyon lira gibi bir bütçe açığı olması olası bir durum. Ayrıca 2016 yılında cari açık GSYH oranlaması yüzde 3,8 iken bu rakam 2017 yılının ilk 10 ayında yüzde 4,9 oldu. Yani Türkiye bir yandan büyür gibi gözükürken diğer taraftan da bütçe açığı ve cari açıkta aynı oranda büyüdü.

Şimdi sırada Enflasyon Oranı var. Bu veriler eşliğinde enflasyon oranında da büyük bir artışın olacağını söylemek yanlış olmaz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here