Say Yasası Nedir?

0
196
Say Yasası Nedir?

Say yasası, 1767-1832 yılları arasında yaşamış olan Jean-Baptiste Say isimli bir iktisatçı tarafından öne sürüldü. Bu öne sürülen tez ilk olarak Fransa’da yayılmaya başladı. Jean-Baptiste Say bu tezi öne sürerken ünlü filozof Adam Smith eserlerinden etkilenmiştir. Bu etkilenme onun iktisat konusunda ilgisinin artmasına neden olmuştur. Bazı kaynaklarda Say Yasası, Mahreçler Yasası olarak da geçer. Bu yasaya göre, “Her arz kendi talebini kendisi yaratır“. Yani dış ticarete ve ekonomiye müdahale edilmemelidir.

Piyasaya çıkartılan bir malın kendi üretim değerine karşılık eşit bir talebi vardır. Malın arzı üretim ise mal talebinin kaynağı gelirdir. Üretilen mal harcanan gelire eşit olursa arz ve talep kavramları da birbirine eşit olur. Bu eşitlik piyasanın dengede olduğunu belirtir. Aynı zamanda bu eşitlik üretilen malların satılmasına ve aşırı üretiminin engellenmesine sebep olur. Üretilen mal hiçbir zaman alıcı bulma zorluğu yaşamaz. Üretilen mal ile ekonominin canlılığı arasında bir orantı mevcuttur. Piyasada ürün olduğu sürece ekonomi bu yasaya göre her zaman canlıdır. Aynı zamanda bu yasa ekonominin ilerlemesinde devlet etkisinin olmasının gerekmediğini, piyasanın fiyat mekanizması ile de canlı kalabileceğini öne sürer.

Say Yasasının Gerçekleşmesi Hangi Unsurlara Bağlıdır?

Bu yasanın gerçekleşmesi üç ana unsura bağlıdır. Bunlar;

-Üretilen malın fiyatı bu malların maliyetine eşit olmalıdır.

-Maliyetler bireylerin gelirlerine eşit olmalıdır.

-Elde bulunan gelirin tamamı harcanmalıdır.

Say Yasasının Eleştirilmesinin Sebebi Nedir?

Bu yasa sonucunda yasaya eleştirilerde bulunan birçok kişi çıkmıştır. Bu eleştirinin nedeni yasanın gerçekleşmesine bağlı olan unsurların insanlar arasında kabul edilmeyişidir. Eleştirmenlere göre insanlar kazandıkları gelirlerin tamamını harcamak istemeyip tasarruf amacıyla gelirlerinden birikim yapmak isteyebileceklerini vurgulamışlardır. Bu durumun söz konusu olması Say Yasasının geçersizliğine neden olmaktadır. Çünkü Say Yasası eldeki gelirin tamamının harcanması gerektiğini öne sürer. Gelir harcanmadığı zamanda üretim fazlalığı oluşacaktır.

Türkiye’de bulunan bir üniversitenin İktisat Fakültesi mecmuasının 63.cildinin 81-130 sayfaları arasında Keynes’in Say Yasasına olan eleştirileri kaleme alınmıştır. Keynes bu yazının içeriğinde Say Yasası’nın kapitalizmin etkili olduğu ekonomi alanlarında değil, parasal olmayan ekonomilerde geçerliliğinin olabileceğini öne sürer. Aynı zamanda Keynes’a göre artan istihdamla birlikte kazanılan gelir tamamıyla tüketim harcanmasına yöneltilirse, işverenler zarar edecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here